
Sanat Terapisi
Sanat terapisi, yaratmanın iç dünyaya yaklaşmak için bir araç haline geldiği öz farkındalık ve rehberlik sürecidir. Estetik değil, "güzel bir eser" hedefi değil, sürecin kendisi önemlidir.
Resimler, biçimler ve renkler, sözcüklerle zor ya da hiç ifade edilemeyen iç içeriklerin ortaya çıkmasına olanak tanır.
Yaratma süreci
Yaratma sırasında dikkat aşamalı olarak iç deneyimlere yönelir. Elin hareketleri, seçilen renkler ve biçimler, mevcut iç durum hakkında bilgi taşır.
Çizim bilgisi veya önceden deneyim gerekmez. Vurgu teknikte değil, varlıkta ve öz ifadededir.
Rehberliğin rolü
Bu süreçte rehberin rolü yorumlama veya çözme değildir. Dikkati tutmak ve güvenli bir alan yaratmak önceliklidir.
Eserlerin anlamı dışarıdan gelmez, içeriden açılır, danışanın kendi ritmiyle.
Ne zaman destekleyici olabilir
- – iç deneyimleri sözcüklere dökmek zor olduğunda
- – duygusal tıkanıklıklar zamanında
- – öz farkındalık sürecinin bir parçası olarak
- – konuşmanın tek başına yeterli olmadığı durumlarda
Sanat terapisi hızlı bir çözüm değildir ve performans değildir. Yavaş, deneyimsel bir yoldur, içimizde yaşayanla bağlantı kurmamıza olanak tanır, onu değiştirmeye veya acele ettirmeye çalışmadan.